Print

Erciyes Elin Edipoğlu

Profesyonel Koç ve Yoga Eğitmeni
HAKKIMDA | TÜM YAZILAR
Öfkenizle Barışın

Öfkenizle Barışın

PAYLAŞ
Öfkenizle Barışın

Öfke yönetimi beni hayatımın her alanında meşgul eden bir konu oldu hep. Öncelikle öfkesini kontrol edemeyen bir babayla büyüdüğüm için bu benim kendi problemim haline de geldi. Sonra tabii tahmin edersiniz oğlumun da öfkesini kontrol edememe sorunu oldu. Öfkeyi kontrol edememekten kastım, etki ile doğru orantılı olmayan bir tepki olarak aniden şiddetli bir öfke patlaması yaşanması.

Kendi kızgınlık ve öfke sorunlarıma çözüm ararken bir sürü yollara girdim, değişik araçlar denedim. Daha sonraları işimde de öfke kontrolüne yönelik konular önüme gelmeye başladı. Öfkesini kontrol edemeyen yöneticilere veya onların altında çalışanlara koçluk yapmaya, stres yönetimi eğitimleri vermeye başladım örneğin. Anlayacağınız öfkeyle iyice haşır neşir oldum, olmaya da devam ediyorum. Ben psikolog olmadığım için bu konuda çok ahkam kesmek istemem ancak şu sıralar yaşadığım bir farkındalığı paylaşabilmek için bu yazıyı yazmak içimden geldi.

Kızgınlık ve öfke herkesin yaşadığı en temel duygulardandır. Her duygunun bir işlevi vardır ve kızgınlık da, kızgınlığın daha şiddetlisi olarak tanımlayabileceğimiz öfke de bizi korumak için üretilen duygulardır.Bir tehditle karşılaştığımızda önce kaygı duyar veya korkarız, sonra bizi koruyabilmek için kızgınlık veya öfke üretilir ki enerjimiz artsın, kaçmak veya savaşmak için güçlenelim. Gerçekten yaşamsal bir tehdit varsa kızgınlık veya öfke duygusu çok gereklidir, işlevseldir. Ancak kızgınlık veya öfke yaşamsal bir tehdit olmadığında ortaya konulursa toplum tarafında onaylanmaz. O zaman biz de mümkün olduğu kadar bu duyguları saklamaya çalışırız. İşte dananın kuyruğu da burada kopar. Çünkü kızgınlık duyduğumuzda vücudumuzda yükselen enerji boşaltılmaz da baskılanırsa doğal duygu döngüsü engellenmiş olur. Bunun sonuncunda da birikmiş baskılanmış bu enerjiler bir an gelir belki de ilgisiz bir yerde bir patlamaya neden olabilir. Daha da fenası vücudumuza hasar vermeye başlayabilirler.

Toplumda göz önünde olan genelde bu ani patlamalardır. Hepimizin bir sürü böyle deneyimi vardır eminim. Örneğin ben, babam bana göre incir çekideğini doldurmayacak bir konuda aniden inanımaz ölçülerde bağırıp kızmaya başladığında, neye uğradığımı şaşırır, hiç anlayamazdım olan biteni. İşyerinde birden çalışanlarına bağırıp çağırmaya başlayan yöneticiler, okulda sinirinden arkadaşlarını itip kakan çocuklar, trafikte aniden aracından inip başka bir araca tekme atanlar, hepimizin tanık olduğu bu durumlar saymakla bitmez… Aslında bütün bu patlamalar, sağlıklı bir biçimde zamanında ve yerinde boşaltılamayan duyguların başka yerlerde yüzeye çıkmasından ibarettir. Peki bu patlama yaşandığında duygu boşalmış olup da sorun çözülüyor mu? Ne yazık ki hayır. Yanlış yerde yanlış zamanda boşaltılan bu enerji bir işe yaramıyor,gerçek çözüm için duygunun doğru adrese teslim edilmesi gerekiyor.

Ani kızgınlık ve öfke patlamaları yaşayan kişilere öfkelerini kontrol edemeyen insanlar olarak bakıyor ve öfkelerini kontrol etmeyi öğrenmelerini istiyoruz. Burada göze görünen somut etkileri olan olaylar olduğu için çoğu zaman benim durumumda olduğu gibi çare aramak veya önermek gündeme geliyor.

Ancak bir de öfke sorununu başka türlü yaşayan ikinci bir grup insan var.Onlar bu öfke patlamalarını çok daha az yaşıyorlar ya da hiç yaşamıyorlar ama öfkelerini sağlıklı bir biçimde boşalttıklarından değil de öfkelerini bastırmakta daha usta olduklarından. Bu gruptakiler genellikle çok iyi, sevecen, güleryüzlü görülen kişiler. Kimliklerini iyilik, yardımseverlik üzerinden kodluyorlar. Kızgınlığı kendilerine yakıştıramayan bu kişiler kendilerinin de öfkelenebileceğini dahi kabul etmek istemeyebiliyorlar. Vücutlarından gelen duygu sinyallerini görmezden geldikleri için baskılanmış kızgınlıkları için bir çare aramaya çıkmıyorlar. Dışardan da çok iyi göründükleri için kimse onları bir çare aramaları için yönlendirmiyor da. Bu kişiler kimler biliyor musunuz? Onlar ne yazık ki genelde allah allah bu melun hastalık bula bula bu canım insanı mı buldu dediğimiz kişiler. Söylemeye çalıştığım şey şu: öfkemizi sağlıklı biçimde boşaltamamamız büyük bir problem evet, ancak öfkemizin farkına varmıyor olmamız daha büyük bir problem olabilir.

Öfkenizle Barışın
Öfkenizle Barışın

Eğer öfkenizle daha önce yüzleşmiş ve onu nasıl sağlıklı biçimde boşaltabileceğinizi öğrenmişseniz ne ala. Ancak bunu yapmadıysanız, ister öfke patlamaları yaşayan grupta ister öfkesini yadsıyan grupta olunbu konuyu ciddiye almanızı öneririm.Öfkemiz ile başetmenin ilk koşulu onunla yüzleşmek ve barışmaktır. Öfkenizle yüzleşmek için baskılanmış duygunuzun vücudunuz için ciddi bir tehdit haline gelmesini beklemeyin derim.

Erciyes Elin Edipoğlu

Profesyonel Koç ve Yoga Eğitmeni