Resim 2

Melda Ünaldı

Kariyer Geliştirme ve Stratejik Planlama Danışmanı
HAKKIMDA | TÜM YAZILAR
Navigasyon Cihazınız var mı?

Navigasyon Cihazınız var mı?

PAYLAŞ

‘Başarılı olmanın sırları’, ‘On adımda başarı’, ‘Mutluluğun sırları’ gibi çeşitli kişisel gelişim kitaplarının yazdığı gibi bir gecede keşfedilmiş gibi gözüken kestirme yollar ne yazık ki yoktur. Büyük başarıların arkasında büyük emekler vardır. Hayatın karelerinde başarıyı ve mutluluğu yakalayan bu kişilerin ise ellerinde yazılı olmasa bile kalpten inandıkları ve zihinlerinde resmettikleri bir yol haritaları vardır. Bu bireyler başarısız olmaktan korkmak yerine, başarısızlıklarını bir deneyim olarak kabul edip, bunun bir öğrenme süreci olduğunu iyi bilirler.

Bireysel Yol Haritası…

Gençlerle bir araya geldiğim her platformda geleceklerine ait bireysel yol haritalarının, olmasının gerekliliğini ve önemini anlatmaya çalışıyorum. Bu öyle bir harita ki: hayallerini süsleyecek bir vizyonla başlayan, sonrada bu vizyona ulaşacak basamaklardan her birisi olan amaç ve hedeflerini, doğru kavşaklara yerleştirerek devam edecek, apaydınlık bir yol haritası. Hani şu teknoloji harikası, benim gibi yön problemi olanlar için bulunmaz nimet olan ‘Navigasyon’ mucizesinde olduğu gibi. “200 metre sonra sola dön :) “, “İlk kavşaktan U dönüşü yap :)Bayıldım ben bu yolculuğa. Bana göre oldukça geç keşfedilmiş bir teknolojik ürün olduğunu düşünüyorum. Daha önce hayatıma girmiş olsaydı, doksanlı yıllarda dokuz yıl boyunca birbirinin nerede ise aynı olan Hollanda sokaklarında kesinlikle çok daha az benzin harcardım :) Bu arada belki inanması zor ama o yıllarda cep telefonu bile çok az kişide vardı.

Hedefler…

Günümüze dönecek olursak, gençlerimize doğru hedef koymanın daha da önemlisi, başarıya olan etkisini ve önemini anlatabilirsek, her birinin zihni aynı navigasyon mantığı gibi çalışacak ve en doğru en kısa yolu, stratejiler üretme sureti ile bulacaktır. Yale Üniversitesi’nde birileri neredeyse altmış yıl önce bu konuyu araştırmışlar ve ulaştıkları sonuç çarpıcı. Araştırma sonucuna göre 1953 yılında, mezunlarının sadece yüzde üçünün hedefleri olduğu tespit edilmiş. Yirmi yıl süren araştırmanın sonucunda, 1973 yılında, anılan yüzde üç mezunun çok daha başarılı olduğu gözlenmiş.

Ancak seminerlerim sırasında gözlemlediğim çok önemli bir saptamadan söz etmeden geçemeyeceğim. Özellikle lise ve üniversite sınavlarına hazırlanan gençlerimiz ve aileleri, gençlerin hedef belirlemesine bir yandan destek verirken, bir yandan da onların hayal kırıklığı yaşamalarından dolayı oldukça kaygılılar.

Ancak bu kaygı ve korku, vizyon oluşturmadan saptanan, sadece kısa vadeli hedefler olmasından kaynaklanıyor. Sadece sınavı kazanma hedefine kilitlenerek yola çıkan genç sınavı kazanınca, güneşte kalmış denizanası gibi yayılırken, kazanamayan genç ise yeni bir hedef oluşturacak cesareti ne yazık ki kendisinde bulamıyor. Sınavı hem kazanan, hem kaybeden genç için gelecek büyük bir soru işareti olarak kalıyor. “Şu sınav geçsin de” cümlesinin yerini, “şu okul bitsin de bakarız” cümlesi ile yer değiştiriyor.

Yetişkinler olarak bu sınavların vizyonlarına giden yolda sadece bir basamak olduğunu, vizyonlarına gidebilecekleri onlarca farklı yol olabileceğini, bu yolları da strateji üretme becerileri ile kendilerinin bulabileceğini gençlerimize anlatabilmemiz gerekiyor.

Birey olarak yol haritamızı oluşturabilme becerisini kazanamazsak, navigasyon cihazı olmadan yol almaya çalışan bireyler haline geleceğimiz açıktır.

Özetle; vizyonla başlayan, amaç ve hedefler ile tanımlanan basit bir yol haritasız yola çıkanlar, benim gibi çok benzin yakmaya hazır olsun derim. :) Malum benzin ülkemizde boşa harcanamayacak kadar pahalı.

Dikkatinizi Paul Sweeney’nin şu anlamlı sözüne çekerek satırlarıma son vermek isterim:

“Bazı hedefler, başarısız olmaya da değer. Gerçek başarı, başarısız olma korkusunu yenebilmektir.”

Melda ÜNALDI