güner yılmaz

Güner Yılmaz

Spiritüel Kişisel Gelişim Danışmanı
HAKKIMDA | TÜM YAZILAR
İSTEĞİMİZ GERÇEKLEŞMİŞKEN NEDEN KAYBEDERİZ?

İSTEĞİMİZ GERÇEKLEŞMİŞKEN NEDEN KAYBEDERİZ?

PAYLAŞ
İSTEĞİMİZ GERÇEKLEŞMİŞKEN NEDEN KAYBEDERİZ?
İSTEĞİMİZ GERÇEKLEŞMİŞKEN NEDEN KAYBEDERİZ?
Dileğim  gerçekleşiyor harika  çok  şükür, çok  mutluyum,Tanrım teşekkür ederim.

Ne güzel değil mi? Eminim ki bu anları birçok kez yaşamışsınızdır.

Ve dilekler tam gerçekleşmek üzere iken ego, kurgu ve korku olayı başlar. İnsanın doğasında vardır önemli olan fark etmemizdir.

Daha  önce deneyimlediğiniz, belki de  acı çektiğiniz ve  kaybettiğiniz  durumla ilgili de olabilir. Tamam şimdi  gerçekleşiyor da  daha  öncede olmuştu, tekrarlar hatırlanır.

Zihnimiz tıpkı  bir alev gibidir sıçrayarak yakarak  acıyı bize hatırlatır.

Ya tekrar bozulursa,  beni bırakırsa, ya olmazsa, ya alamazsam. Artık her şey olabilir ve yalvarmaya başlanır tanrım bana yardım et, lütfen.

Şükür bitmiş yerini ise endişe, korku almıştır…

Mucizeyi de  sevinci de yaşayamayız  çünkü  kurgu ve korku tüm benliğimizi ele geçirmiştir.

Yüzme bilmeyen insanları izlediniz mi hiç? Suyun üstüne kendini bırakması ile tekrar ayaklarının üstüne basması 3 kulaç arasında olabilir. Vücut ise oldukça gergin kaskatıdır,  kolları  o kadar  gergindir ki kulaç  atarken yarım kalır ve panik halinde kısa kulaçlar atar.Doğal olarak nefesi kesilir ve ayakları yere basmak ister, basamazsa  işte  o zaman  su belinde olsa  dahi panikle  boğulur..

Kurgu ve korku da işte  böyle bir şey. Teorik olarak oysa ki biliyorumdur, su beni kaldırır, kendimi serbest bırakırsam yüzeceğim ya da  batmadan  suyun  üstünde duracağım biliyorum, biliyorum  fakat  yapamıyorum olmuyor…

Zihnin beynine yüzemeyeceğimi ve boğulma korkusunu yollar; beden  sertleşir,nefesin sıklaşır, kalbin ritmi  dışında atmaya  başlar,sen istemesen de artık suyun derinliklerine doğru  çekilirsin.

Hiç  insan kendini  boğar mı? Evet istemeden  bu  durumda  boğar…

İşte yaşantımızda deneyimimizde de tıpkı  bunu  yapıyoruz kendimize. Korku ve kurgularımızla deneyimizin için de  boğuluyoruz.

Kendimle ilgili bir deneyimimi anlatmak istiyorum sizlere;

Bir dileğimin deneyimi gerçekleşti. O gece yatağıma yattığımda yüzümde huzur dolu gülümseme vardı. Allah’a yüreğimden teşekkür ediyorum ve   gözlerimden de  mutluluk  gözyaşları  süzülüyordu.

Farkındalığım oldukça  devrede, kendimde, dengede olabildiğim için teşekkür ediyordum. Gece yarısı 03.00 civarlarında uyandım, huzurluydum derin bir nefes aldım,  evet mucize gerçekleşmişti artık kararsızlığa korkuya düşünceye gerek yoktu.

Tekrar  kendimi uykunun derinliğine bırakabilirdim ve bıraktım veya bıraktığımı sandım.

Yarı uykulu halde iken zihin konuşmasının  beni ele  geçirdiğini fark edemedim bile. Ne kadar olumsuzluk var ise hepsini dalga dalga görüntülerle konuşmalarla yaşıyordum. Zihnimde her olumsuz düşünce  kocaman  bir  dalgaya  dönüşüyordu.

Bir ses hissettim  o kadar  çok derinlerden  geliyordu ki zihnimin oluşturduğu  dalga seslerinden dolayı derinden  gelen sesi duymakta  zorlanıyordum. Düşüncelerden oluşmuş kocaman dalgalı  KORKU EGOLARI…

Derinden gelen  ses  yoğunlaştı yoğunlaştı, dev dalgalar sakinleşti, artık sesi duyabiliyordum. O kadar rahatlatıcı ve huzur veren  bir sesti ki artık egoyu duymuyordum.

Tıpkı zihnimin yaptığı gibi bana görüntüler göstermeye başladılar. Hastanedeyim bebeğim olmuş, açık yeşil zıbının içinde süt ve pudra kokulu güzel bir bebek.

Sesi tekrar hissetim, dileğinin isteğinin doğumunu yaptın,  bebeğin (deneyimin) dünya’ya geldi.

’’Dileğini Yeni  Doğmuş  Bir Bebek  Gibi  Gör…’’

Evet  hamileliğin  ve doğumun biraz  zor oldu  fakat artık DOĞDU senin  kutluyoruz…

Bebeğin bak nasıl huzurla uyuyor, o da çok yoruldu.” Bebeğe baktım, minicik karnı nefes alıp verirken huzurla kalkıp iniyordu.  Öyle  güzel bir bebekti ki  bana geldiği için  gözlerim doldu,  göz yaşlarım yanaklarımdan  döküldü.

“Çok yorgun,  bırak huzurla uyusun. Devamlı kontrol edersen, nefesini dinlersen huzursuzlaşır ve ağlar. Artık doğdu ne  olacağını  ne kadar yaşayacağını   bilemezsin,  sadece  bebeği  büyütmenin keyfini  çıkar…

Eğer korkarsan  huzur bulamazsın, aşırı dikkat edersen  çocuk huzursuz  ve hasta olur. Artık sen   deneyiminin  annesisin,  bırak bebeğin  büyüsün sadece ona odaklanma İŞİNİ YAP,HAYATINI YAŞA  bir bebeğe bakarmış gibide deneyiminle ihtiyaçlarınla ilgilen besle doyur.

Çok akışına bırakırsan aç kalır,  hasta olur. Deneyiminle yani bebeğinle ilgilen, sevgini göster, koru bunu hissetsin fakat sıkma…

Evet şimdi bebeğin uyusun, sende  uyu rahatla bırak bebeğin büyüsün.Tüm  bebekler gibi o da büyüyecek, senin korku ve kurguların sadece hayatı kendine ve bebeğe zorlaştıracaktır. Sakin ol deneyiminin  ( bebeğinin) gözlemcisi  ol  o kadar. Gerisini Allah’a bırak, biz onu koruruz  yaşanması  gerekenleri  yaşayacak ve yaşayacaksın.”

Sözler ninni gibi geldi, huzurluydum. Tıpkı çocuklarımın annesi olduğum gibi deneyimin annesi olmayı kabul ettim. Gözlerimde ağırlaşırken içimden mırıldanıyordum, bebeğimi (dileğimi) Allah’a teslim ediyorum. Onun kaderi olması gerekenleri sen daha iyi bilirsin. Sadece  bebeğimin  (deneyimim)  büyürken gözlemcisi olup,   an da yaşayacağım,teşekkür ederim..

Fısıltıyı kulaklarımda yüreğimde yoğun bir şekilde hissettim.

“SENİ KUTLUYORUZ ANNE OLDUN, ŞİMDİ İSE SADECE HUZURLA UYU…”