Simge Çıtak

Simge Çıtak

Uzman Diyetisyen
PAYLAŞ
Simge Çıtak

İnsanın kendi hikayesi nereden başlar? Doğum tarihinden mi? Tarihlerlerden mi oluşur? Aldığı eğitimler,sertifikalar, çalıştığı işler, çıkardığı kitaplar mıdır? Hikayesi.. yoksa doğumundan şu ana kadar tarihlerin ona kattıkları mıdır? Hikayesinin ana noktaları.. hepimiz yaşam dediğimiz bu yolculukta, başlangıcı ve bitişi olan bir oyunun başrollerindeyiz. Hepimiz kendi hikayemizi yazıyoruz.

Nerede doğduğumu, bugüne kadar neler yaptığımı merak edenler internette bulabilirler. Bulamazlarsa da ben özgeçmişimi yollayabilirim. Benim için önemli olan, başka şeyler..

Hayat hikâyemiz, bana göre insanın bakış açısıdır. Hayatımıza nereden baktığımız önemli? Nereden kendimize bakmayı seçtiğimiz. Hayatın dolu kısmından mı bakıyoruz, boş kısmından mı? Size hikayemi dolu kısmından bakarak anlatırsam, vay kadına bak neler yapmış dedirtirim. Aynı hikayeyi boş kısmına bakarak anlatırsam, hepinizi ağlatabilirim. Yazık, neler yaşamış zavallı dersiniz. Aslında hikaye aynıdır. Sadece benim kendime baktığım açı farklıdır ve sizin beni nasıl görmenizi istediğim.

Hayatıma dolu kısmından bakmayı seçtim çoğunlukla.. şükretmeyi, her şeye.. her an şükrederek yaşamayı seçtim. Şükretmem için, istediğim işi almam, istediğim kıyafeti alabilmem gerekmiyor. Şu an bunları yazabildiğim için bile şükrediyorum. Şükür ettikçe çoğaldığımı gördüm.  Başıma gelen her şeyin benim için hayırlısı olduğunu öğrendim. Mutlu olmayı seçtim. İçimdeki çocuğu hiç kaybetmeden, her sabah çocuk merakıyla uyandım güne..

Bu yolda hiç düşmedim mi? Çooookkk.. çok kötü günler de yaşadım. En yakın arkadaşımın erken kaybı, büyüklerimin ölümleri, okul başarısızlıkları,iş kayıpları, kavgalar, gelecek endişeleri, yalnızlık korkuları, sağlık problemleri.. ama hep tekrar ayağa kalkmayı başardım ve şükrettim. Başıma gelenlerin bana bir ders vermek için geldiğini fark ettim. Dersimi aldım başıma gelenlerden. Başıma gelenlerin sorumluluğunu aldım. Öğrendim ki;” her şey olması gerektiği zamanda olması gerektiği gibi oluyor.”  Allahın, bana kolay öğrenmeler vermesini diledim.

İçinde yaşarken üzüldüğüm, bittim dediğim anlar, geçmişte kaldığında, ben bugünden o güne baktığımda her şey azalıyor.. öğrendim ki; “hayat ileriye doğru yaşanır, geriye doğru anlaşılır.”

Hayatıma bugünden geçmişe baktığımda, her şeyin özünün kendi iç sesini dinleyebilmek olduğunu görüyorum. İç sesini dinlediğinde; dışındaki her şeyle uyum içinde olabiliyorsun. Kendini seviyorsun, değerli buluyorsun. Her gününü, bu dünyadaki son günün gibi yaşayabiliyorsun. Bazen kendime soruyorum. Bugün hayattaki son günün olsaydı ne yapardın? Hiçbir şeyi değiştirmezdim. Her günümü son günüm gibi yaşıyorum. Sizde bu soruyu sorun her gün kendinize. Her günü, son günün gibi yaşamak sizi anda tutar. Anın ne kadar kıymetli olduğunu hissedersiniz. Böyle baktığınızda; sadece sevdiğiniz kıyafetleri giyersiniz, sadece sevdiğiniz insanlarla görüşürsünüz, sadece sevdiğiniz işi yaparsınız. Böyle düşündüğünüzde her şey sadeleşiyor, hafifliyor. Fazla eşyaya, fazla insana, fazla yemeğe ihtiyacınız kalmıyor. Hayatındaki fazla yüklerden arınıyorsunuz. Bu dünya’ya da sade gelip, sade gitmiyor muyuz zaten..

Hayatıma giren her insanın, beni ben yaptığını biliyorum. Hayat yolculuğumda bana eşlik eden; bedenime, tüm insanlara, hayvanlara, bitkilere, eşyalara, dünya’ya, güneş’e, evrene, sonsuzluğa teşekkür ederim.. iyi ki buradayım, iyi ki sizinleyim..