Gülgün Sharafat

Gülgün Sharafat

Psikolog
PAYLAŞ
Gülgün Foto

DOĞUM VE ÖLÜM

Sevilerin son zevk basamağında yaşama doğdum

Gizli korkularımın tutsaklığında

Sora bakına

Yaşamda yaşamı aramaktayım

Doğalı beri

Sevilerim

Acılarım

Mutluluklarım

İnsanlarımla varolmaktayım

Düşmemiş bir yağmur damlası

gibidir ruhum

Gün gelir görülürsem

bir su kıyısında

Bilin ki

KENDİMİ BULMAKTAYIM…

8.Mayıs.1983

Gülgün Canbaş Sharafat

Evet…Merhaba… uzun yıllar önce Ege Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduğumda yazmışım bu şiiri…O yıllarda çoğumuzun yaptığı gibi aradığım “Ben’di. Uzun sürdü yolculuğum ve uzaklara gittim. Tayland’da geçirdiğim yıllar, doğu felsefesi ve zihnin derinlikleri yolumu uzattı. O yıllarda deneyimlediklerimle okulda öğrendiğim Psikolojinin çok farklı olduğunu gördüm. Belki de bu yüzden Türkiye’ye döndüğümde orada öğrendiklerimi uygulayacak cesaretim yoktu. Ama sonraki yıllarda Dr. Sheldon Z. Kramer PhD. İle tanıştım. Ünlü aile terapisti  Virginia Satir’in çalışma arkadaşı Sheldon’ın çalışmaları ve yöntemleri beni derinden etkiledi. Onun sayesinde Kısa Süreli ve Çözüm Odaklı Aile Terapisi tekniklerine, Satir’in çalışmalarına ve Roberto Assagioli’nin  Psikosentez kuramına yoğunlaştım. Sheldon, İçsel-Dışsal aile terapisine Bütünleyici, Hümanistik ve Spiritüel bir yaklaşım getirmişti. Doğu ve Batı Psikolojisinin harika bir birleşimiydi. Robert Ornstein “Yeni Bir Psikoloji” kitabında modern psikolojinin Doğu ve Batının bir sentezi olması gerektiğini söyler. Doğu Psikolojisi insanı açıklarken hep geceyi, batı psikolojisi de hep gündüzü gözlemleyen bir bilim adamı gibidir. Oysa bir gün gündüz ve geceyi içermez mi? Bunlar bana çok tanıdık geldi. Yolculuğum anlam kazanmıştı. Aradığım “ben” in birçok başka “ben” de olduğunu bir kere daha anladım.

Virginia Satir Sheldon’a verdiği bir röportajda tüm yaptıklarını “koltuk uzmanı” olmak istemediği için yaptığını söyler. Terapist tanımını da sevmeyen Satir “Bizler “Her şeyiyle insan olma” yolunda öğretmen olmalıyız.” der. Bir bakıma terapisti tanrısal konumundan indirip araç haline getirir. Sufi bir tanıma göre ise terapist; ateş ile suyun arasına gereken çaydanlıktır. İnsan insana araçtır, Tanrı değil!

90’lı yıllarda Amerikan Psikoloji Derneği’nin eski başkanı, Pozitif Psikolojinin kurucusu Prof. Martin Seligman Psikolojinin göz ardı edilen misyonlarını bir kez daha vurgulamış, Psikolojinin bugün bir bilim olarak insanları sınıfladığını, tedavi ettiğini ama insanın içindeki pozitif değerleri bulmaya ve geliştirmeye çalışmadığından bahsetmişti. Birileri de bunu yapmalıydı.

Ben “Gülgün Sharafat” olarak o “birileri” olduğumu düşünüyorum. Doğu ve Batıyı sentezleyen, insanın içindeki “özün mükemmeliyeti” ne inanan, geceyle gündüzü buluşturan birileri…

Mucizenin adı insan, geriye kalan her şey araç ise; o mucizeyi keşfetme yolculuğunda, yolu kendine, yolu gündüze, yolu geceye düşen herkesle burada buluşmak sevinciyle, sevgiyle hep…

İYİYE & DAHA İYİYE

Psikolog Gülgün Sharafat