Anne & Kız Kıskançlığı

Anne & Kız Kıskançlığı

PAYLAŞ

Hassas bir denge olan anne-kız ilişkisi, çoğu zaman taklit, çatışma ve kıskançlık yüzünden sarsılabiliyor. Bu yüzden uzmanlar uyarıyor; “Rekabetten kaçının…”

Anneler ile kızları arasındaki tatlı didişmeler, annelerin kızlarına bıraktıkları miras gibidir. Kuşaklar boyunca sürer gider. Önce kızlar, ergenlik dönemlerinde anneleriyle bol bol tartışırlar sonra yaşları ilerledikçe kendilerini annelerine daha yakın hissederler. Annesini taklit etmek için onun malzemeleriyle makyaj yapan kız çocuğunu getirin gözünüzün önüne. Biricik sevgili baba da anne ile fazla samimi olmamalıdır. Çünkü o yaşlardaki kız çocuğunun aşık olduğu tek erkektir babası. Ergenlik döneminde ise anne ile kız arasında çatışmasız tek bir gün bile geçmez. Annenin gerçekleştiremediği hayallerini kızına benimsetmeye çalışması da başlı başına ondan nefret etme nedenidir. Bazen de havadan sudan sebepler büyüdükçe büyür, yerini hararetli tartışmalara, küslüklere bırakır. Hangi genç kızın annesi ile arası güllük gülistanlıktır ki? Üstelik arkadaşları da aynı sorunu yaşamaktadırlar. Yeni jenerasyon anneler, geçmişte kendi anneleriyle yaşadıkları sorunları kendi kızlarıyla yaşamak istemiyor. Ama onlar da çoğu zaman aynı handikaplara takılıyor. Oysa anne-kız ilişkisinde hassas bir denge var ve bu dengeyi bozmamak gerekiyor.

Karşılıklı kıskançlık
Aslında her şey dönüp dolaşıp bebeklik dönemine kilitleniyor. Annenin bebeğiyle kurduğu sıcak ve yakın ilişki, kız çocuğunun gelecekteki davranışlarında belirleyici oluyor. Onu sık sık kucaklamak, onunla konuşmak, şarkılar söylemek bebeğin şartsız sevgiyi öğrenmesini sağlıyor. Kız çocuğu 2 yaşından itibaren anneyi taklit etmeye başlıyor. Bu şekilde aslında nasıl kadın olacağını öğreniyor. İşte tam da bu dönemde rekabet başlıyor. Paylaşılmaz ‘baba’ figürü, anne ve kız arasındaki rekabeti kızıştırıyor. Aslına bakarsanız sadece kızlar annelerini değil, anneler de kızlarını kıskanıyorlar.
Tartışma konuları değişiyor
Ergenlik dönemi gelip çattığı zaman annenin kızı ile arasındaki tartışmaların şekli de boyut değiştiriyor. Anne, kızı üzerindeki hakimiyetini yitirdiğini düşünürken arada sırada yaşadığı tartışmalar da giderek sıklaşıyor. Bu dönemde şu konular üzerine tartışılıyor:
– Odasını toplamaması, eve geldiğinde yemeğe yardım etmemesi
– Uzun süre internette kalması, oyun oynaması
– Ders sorumluluğunu üzerine almak istememesi
– Annenin, kızının eve geliş gidip saatleri konusunda katı kurallar koyması, onun da bu kurallara uymak istememesi.
– Seçtiği kıyafetlere karşı çıkılması. Oysa bu dönemde genç kız, annesinin saç ve giyim konusundaki eleştirilerinin tersini uyguluyor.
– Uzun uzun telefonda konuşması
– Annenin, kızının arkadaş seçimi kosunundaki hoşnutsuzluğunu ifade etmesi.
International Hospital Psikolog Dr. Ferahim Yeşilyurt ilişkinin sağlıklı olmasının şart olduğunu belirterek şunları belirtiyor;

“Anneler, kızları için önemli bir destektir. Bu nedenle hamilelik, annelik rolü ve iyi bir evlilik yaşantısında anne ile kızın iletişimlerinin sağlıklı olması önem taşır. Anne-kız arasındaki ilişki zaman içinde değişim gösterir. Bazen yakınlaşmalar bazen de uzaklaşmalar görülür. Burada önemli olan annenin kızına baskı yapmamasıdır. Kendisine yakın olmaya zorlanan genç gibi uzakta tutulan genç de sorunlar yaşayabilir. Genç, bir yandan annesi gibi olmak isterken bir yandan da annesine benzememeye çalışabilir. Bu yüzden onunla arkadaş olmak yerine ona annesi olduğunuzu, daima ona destek vereceğinizi hissettirin. Çünkü onun, kendisine arkadaş gibi yaklaşan bir anneye daha çok ihtiyacı vardır. Gerektiğinde sınırlar getirebilmelisiniz.
Birbirinizi dinleyin
Sağlıklı bir anne-kız ilişkisinin ilk şartı, birbirinizi dinlemekten geçer. Özellikle de çatışmalı ergenlik dönemdeki genç kızınız ile iletişimi bırakmamalısınız. Arkadaşlarını küçümseyip ona “Saçını beğenmedim. O çocuk tembel, onunla niye arkadaşlık ediyorsun?” gibi cümleler kurarak yaklaşmayın. Bu tür yaklaşımlar, kızınızı sizden daha çok uzaklaştırır.

Kayıtsız şartsız sevgi
Anne-kız arasındaki çatışmayı ortadan kaldırabilmek için iki tarafın da yapacakları var. Özellikle de bir ebeveyn olarak annelerin… Öncelikle kız da anne de birbirlerinin sevgisinden emin olmalı ve şunlara dikkat etmeli:
– Suçlayıcı bir tavırla iletişim kurmaktan kaçınmalı, aşırı kontrolcü tavırlarla kızına yaklaşmamaya özen göstermeli
– Kızına sorunlarının yanında olduğunu gösterirken bir arkadaş gibi değil, anne olduğunu hissettirerek davranmalı
– İyi bir dinleyici olmalı
– Kız da anneden gelecek eleştirileri kişisel algılamamalı
– Anne, kızına iyi bir rol model olmalı
– Hep kaygılı ve korkularla dolu olarak yaklaştığında kızının gelecekteki hayatı da olumsuz etkilenecektir.
– Duygularının farkına varmalı
– Tartışma esnasında geçmişteki sorunların üzerinde durmamalı.
– Sabırlı olmalı
– Kızı ile rekabet etmekten kesinlikle uzak durmalı
– Geçmişte kendi annesi ile yaşadıklarını hatırlamalı. Sonuçta anne-kız arasındaki çatışmalar aslında kuşaklar arasındaki farklılıklardan kaynaklanır. Onu değiştirmek yerine olduğu gibi kabul etmeli.
– Kendine güvenen, ayakları yere basan, güçlü bir kız çocuğu yetiştirmek için ona inanmalı ve güvenmeli.
– Ayrıca gerçekleştiremediği hayalleri kızının gerçekleştirmesini kesinlikle beklememeli.”

YORUM YOK

CEVAP YAZ